Konut Kredisi ya da İşyeri Kredisi Kullanmalı mıyım ?
Yukarıdaki başlıkta sorulan soru bize sürekli geliyor. Biz de bu belgeyle elimizden geldiğince bu soruya yanıt vermeye çalışıyoruz. Aşağıda verdiğimiz bilgi ve hesaplamalarla size bilr miktar yol gösterebileceğimize inanıyoruz.
Önce gelin bir durum değerlendirmesi yapalım. Bankalar sürekli olarak reklamlarla, ilanlarla hatta bazen doğrudan cep telefonlarınıza mesaj atarak sürekli konut kredisi ya da işyeri kredisi vermek istiyorlar. Sonuçta banka ticari bir kuruluş olduğuna göre bu tür bir krediyi vermekteki en büyük amacı para kazanmak, kar etmek olmalı öyle değil mi? Bu durumda aslında size benzeyen başka insanlardan para toplayarak bu kişilere faiz veriyor, sonrasında da sizin gibi konut ya da işyeri kredisi kullanmak isteyenlere topladığı mevduata verdiği faizden daha fazlasını alacak şekilde bu paraları aktarıyor. Aradaki fark da doğal olarak bankanın üstlendiği riskler, kar amacı gibi nedenlerle de kendisine kalıyor.
İşte buradaki 1. ipucumuz bu. Almak istediğiniz işyeri ve konut kredisi için olabildiğince kendi kaynaklarınızı kullanın. Daha sonra eğer TL geliriniz varsa TL olarak, döviz geliriniz varsa döviz olarak yakınlarınızdan borçlanın. Kalan kısım için ise Bankaların Konut Kredisi olanaklarını kullanın.
Peki ama ille de işyeri ya da konut almanız mı gerekiyor? Anneniz babanız yıllarca kiradaydı siz de yıllardır kiradasınız, üstelik ev sahipleri sürekli kira artıryor ve bunun için de ne olursa olsun artık yeter kredi kullanıp mutlaka bir ev alacağım mı diyorsunuz?
Belki haklısınız ama belki de atacağınız adımlar için hiç de uygun bir zaman değil. Önce buna bir bakalım.
Dönem dönem Konut Kredisi faizleri düşmekte bazen de 2007 ve 2008 yıllarında özellikle ABD'de başlayan ve Avrupa'ya da yayılan krizler sonucunda olduğu gibi faiz oranları değişimler göstermekte ve aynı zamanda ev fiyatları da büyük değişiklikler gösterebilemktedir.
Belirtilen yıllarda ABD'de binlerce kişi kullandıkları konut kredilerini geri ödeyemediler ve bunun sonucunda da piyasada binlerce satılık konut oluştuğu için de fiyatlar çok fazla düştü. Buna benzer sorun her zaman Türkiye'de de olabilir. Bu yüzden herkese Sabit Faizli Konut Kredisi kullanmayı ve geliriniz cinsinden borçlanmayı öeriyoruz. Eğer geliriniz TL ise TL ile borçlanmak her zaman en iyisidir. Unutmayın sağdan soldan duyduğunuz Ayşe Hanım Dövizle borçlanmış döviz de hiç artmadğı için kar bile etmiş ifadeleri çoğunlukla istisnadır ve bu durumlar zaman zaman olur. Milyarlarca dolara yön veren bankalar ve konut kredisi kuruluşları bile battılar. Siz onlardan daha uzmansanız diyecek bir şeyimiz yok tabii ki.
Asıl sorumuza geri dönersek konut kredisi kullanıp bir ev sahibi olmak istiyorsanız öncelikle şu sorulara yanıt vermelisiniz:
Aşağıdaki sorular artırılabilir.
# Konut ya da işyeri almak için uygun zaman mıdır? Eğer bu konuda karar veremiyorsanız mutlaka güveneceğiniz bir emlak uzmanına tanışın.
# Konut Kredisi Faizleri şu anda yüksek mi ,düşer mi yoksa yükselir mi?
# Elinizde bir miktar para varsa alternatif yatırım araçlarının sunduğu avantajlar nedir? Eğer 1 yıl sonra elinizdeki parayı %15 büyetebilecekseniz ve gelecek yıl da aynı fiyata bir ev bulabiliyorsanız, üstelik kredi faizleri de bir miktar düşecekse 1 yıl beklemek iyi olmaz mı?
# Geliriniz sabit mi? Konut Kredisi kullanacağınız yıl kadar bu geliriniz olacak mı?
# Seçtiğiniz yıl boyunca ülkemizde enflasyon ne olacak? Kiralar ve Konut Kredisi Faiz Oranları ülkenin enflasyon oranından ve hazine bonusu faizlerinden mutlaka etkilenecektir
# Ev, işyeri fiyatları artar mı?
# Yatırım amaçlı olarak gayrimenkul hala iyi bir yatırım aracı mıdır?
Yukarıdaki maddelerin çoğu sizin dışnızda gerçekleşecek maddeler ve bunlara yanıt vermek ciddi uzmanlık istiyor. Ama yine de siz kendinizle ilgili maddelere yanıt verebiliyorsanız işiniz daha kolay olacaktır.
04 Temmuz 2008 Cuma
26 Kasım 2007 Pazartesi
ALTINOLUK' TA MUHTEŞEM SIFIR VİLLALAR...
ALTINOLUK' TA MANZARALI,BAHÇELİ,HAVUZLU,OTOPARKLI TRİBLEX VE DUBLEX SIFIR VİLLALAR SATILIKTIR...
Lebiderya sıfır villalar,muhteşem deniz konforlu ve lüks villalar.
Balıkkesirin eşsiz tatil yöresi Altınoluk'ta bulunan villalar ekonomik fiatları eşsiz mimarisi ve yemyeşil bahçeli,yüzme havuzlu otoparklıdır.
03 Ağustos 2007 Cuma
Mobilyalı Tatil evleri

Sümer Evleri, Ege'ye özgü bir bitki örtüsü içinde, Bodrum'un yapısal özelliğini yansıtan sade mimari ve estetik anlayışı ile ayrıcalıklı bir yaşam tarzının Bodrum'daki adresidir.
Sümer Evleri'nde hem evinizin konfor ve huzurunu bulacak hem doğayla iç içe olmanın keyfini çıkaracak hem de yeşil ile mavinin en güzel tonları ile buluşacaksınız!
“Bodrum'daki Eviniz” de sevdiklerinizle birlikte gönlünüzce bir tatil geçirmenizi dileriz.

“Doğanın içinde yeşilin bin bir çeşidiyle, kucaklaşan Daireler”
65 metre kare
Komple mobilya
4 yatak
2 oda + salon + açık mutfak
56 ekran TV + büyük boy buzdolabı + mutfak gereçleri
Master yatak odasında klima
1 teras / 1 balkon
1 Hilton banyo (Elektrikli şohben) + WC
1 küçük WC + duş
Şömine
Özel Su deposu + hidrofor
Çift camlı pencereler
Dijital TV yayını
KONUTLAR TOPTAN SATILACAK FİYATLAR YÜZDE 15 DÜŞECEK
Konutta 'toptan' fiyat dönemi
Konut alıcılarının kooperatif şikayetleri müteahhitleri çözüme yöneltti. Eston, kooperatiflere konutu toptan satıp fiyatları yüzde 15 düşürecek
Türkiye’deki konut kooperatifçiliğinin geçmişi 1930’lu yıllara dayanmasına karşılık, kooperatiflerin gerek organizasyon gerekse mali yönden yaşadığı güçlükler halen devam ediyor. Konut ihtiyacını karşılamak üzere kooperatife girmiş ancak konutun ne zaman tamamlanacağına yönelik belirsizlik yaşayan alıcıların endişelerini artık müteahhit firmalar giderecek. Bu kapsamda ilk adımı atan Eston, ilk kez uygulayacağı ’talep örgütlenmesi’ modelini getiriyor. Model kapsamında, bir kooperatif altında örgütlenmiş alıcılar Eston’un hazır projesinden toplu olarak ev satın alacak. Böylece projeye hazır müşteri bulan Eston, evleri yüzde 15 daha ucuz verebilecek.
Sistemin taşeronluk anlamına gelmediğini vurgulayan Eston Yapı Genel Müdürü Salih Kuzu, “Biz sadece satışı gerçekleştiriyoruz, onlar da müşteriyi örgütleyip bize getiriyor” dedi. Kuzu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu işbirliği ile alıcılara hem evleri daha uygun fiyata verecek, hem de ne zaman biteceğini garanti edeceğiz. Ayrıca kredi avantajımızı da kullanıyoruz.”
SIRA OLUŞTU
Eston Grubu’nun bu yöntemle satacağı ilk proje ise Yakupluda 830 daireden oluşan Reşadiye Evleri. Kuzu, “İlk olarak biri kendi çalışanlarımızın, diğeri bir başka grubun çalışanlarının oluşturduğu 2 kooperatifle anlaşmak üzereyiz. 3-4 gruptan talep geldi” dedi.
Müteahhit kooperatif dönemi kapanacak
Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği eski Başkanı Oğuz Soydan, 1 ay önce 5528 sayılı Kurumlar Vergisi Yasası’na müteahhitlerin bir araya gelip kooperatif kurarak dolandırıcılık yapmasını engelleyen bir madde konulduğunu açıkladı. 1 Ocak 2007’den itibaren yürürlüğe giren maddeye uyulmaması durumunda kişiler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çaptırılacak. Yasanın kooperatifçiliği canlandıracağı ve sektöre güven getireceği belirtiliyor.
Konut alıcılarının kooperatif şikayetleri müteahhitleri çözüme yöneltti. Eston, kooperatiflere konutu toptan satıp fiyatları yüzde 15 düşürecek
Türkiye’deki konut kooperatifçiliğinin geçmişi 1930’lu yıllara dayanmasına karşılık, kooperatiflerin gerek organizasyon gerekse mali yönden yaşadığı güçlükler halen devam ediyor. Konut ihtiyacını karşılamak üzere kooperatife girmiş ancak konutun ne zaman tamamlanacağına yönelik belirsizlik yaşayan alıcıların endişelerini artık müteahhit firmalar giderecek. Bu kapsamda ilk adımı atan Eston, ilk kez uygulayacağı ’talep örgütlenmesi’ modelini getiriyor. Model kapsamında, bir kooperatif altında örgütlenmiş alıcılar Eston’un hazır projesinden toplu olarak ev satın alacak. Böylece projeye hazır müşteri bulan Eston, evleri yüzde 15 daha ucuz verebilecek.
Sistemin taşeronluk anlamına gelmediğini vurgulayan Eston Yapı Genel Müdürü Salih Kuzu, “Biz sadece satışı gerçekleştiriyoruz, onlar da müşteriyi örgütleyip bize getiriyor” dedi. Kuzu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu işbirliği ile alıcılara hem evleri daha uygun fiyata verecek, hem de ne zaman biteceğini garanti edeceğiz. Ayrıca kredi avantajımızı da kullanıyoruz.”
SIRA OLUŞTU
Eston Grubu’nun bu yöntemle satacağı ilk proje ise Yakupluda 830 daireden oluşan Reşadiye Evleri. Kuzu, “İlk olarak biri kendi çalışanlarımızın, diğeri bir başka grubun çalışanlarının oluşturduğu 2 kooperatifle anlaşmak üzereyiz. 3-4 gruptan talep geldi” dedi.
Müteahhit kooperatif dönemi kapanacak
Türkiye Kent Kooperatifleri Merkez Birliği eski Başkanı Oğuz Soydan, 1 ay önce 5528 sayılı Kurumlar Vergisi Yasası’na müteahhitlerin bir araya gelip kooperatif kurarak dolandırıcılık yapmasını engelleyen bir madde konulduğunu açıkladı. 1 Ocak 2007’den itibaren yürürlüğe giren maddeye uyulmaması durumunda kişiler 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çaptırılacak. Yasanın kooperatifçiliği canlandıracağı ve sektöre güven getireceği belirtiliyor.
Mülk satışında sıra Norveç modelinde

Yabancılara mülk satışından daha çok gelir elde etmeyi planlayan Maliye Bakanlığı, şimdi de Norveç modelini uygulamaya sokuyor. 5 bin emekli için, huzurevi, hastane, otel gibi tesislere sahip turizm kentleri kurulacak.
Yabancılara mülk satışı için İspanya modeli üzerinden çalışmalara başlayan Maliye Bakanlığı, şimdi de rotayı Norveç’e çevirdi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın önümüzdeki günlerde inceleme yapmak üzere bu ülkeye gitmesi bekleniyor.
Nüfusunun yarısından fazlası yaşlı olan Norveç, emekli maaşı ve sağlık giderleri ile bütçesine yük olan bu kesimi Türkiye gibi ülkelere göndererek maliyeti azaltmayı amaçlıyor.
TURİZM KENTİ KURULACAK
Norveç Sosyal Güvenlik Bakanlığı, açtığı ihaleyle çeşitli ülkelere huzur evi, hastane, otel gibi unsurları içinde barındıran turizm kentleri kurduruyor. Bunun bir örneği olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İzmir-Reisdere’de turizm kenti inşa edilecek. İhale ilanı da verilen projeye Maliye Bakanlığı arazi tahsis etti. Turizm kentlerinin yanı sıra, mevcut tesisler de kiralanabiliyor. Özellikle termal tesisler hastaların tedavisi için kullanılıyor.
İSPANYA MODELİ 2007’NİN SONUNA KADAR BAŞLIYOR
Daha çok sahilde inşa edilen sitelerin proje aşamasında yabancılara satılarak işletilmesi anlamına gelen İspanya modeli için de 21 ile ekip gönderildi. Maliye Bakanlığı yetkilileri İspanya’nın bu modelle son 10 yılda 350 milyar Euro’luk yabancı sermaye çektiğini belirterek, 20 gün içinde bu modele uygun yerlerin tespit edileceğini söyledi. Uygulamanınsa önümüzdeki yıla kadar başlatılması planlanıyor.
Yabancı uzmanlar Türkiye'de emlak patlaması bekliyor
Türkiye’nin emlak alımları açısından dünyanın “en çekici" beş bölgesinden biri olduğu bildirildi. The Observer gazetesi, Türkiye için “Uzmanlar, AB üyeliği adaylığı sayesinde bir emlak patlamasını öngörüyorlar" diye yazdı.

Pazar günlerinde İngiltere’de yayınlanan The Observer gazetesi, emlak alımları açısından dünyanın “en çekici" beş ülkeyi seçti. Gazete, “en çekici" beş ülkeyi Bulgaristan, Cape Verde, Estonya, Türkiye ve Brezilya olarak sıraladı. The Observer Türkiye için şunları yazdı:
“Uzmanlar, Türkiye’nin AB üyeliği adaylığı sayesinde bir emlak patlamasını öngörüyorlar. Akdeniz bölgesinde Dalaman civarında, Dalaman havaalanının genişletilmesi, üç marinanın inşaatı ve bölgenin ilk golf alanı dahil olmak üzere, planlanan altyapı projeler bu bölgeyi alıcılar için çok çekici hale getirdi. Dikkatle izlenmesi gereken diğer bölgeler ise İstanbul ve Antalya."

Pazar günlerinde İngiltere’de yayınlanan The Observer gazetesi, emlak alımları açısından dünyanın “en çekici" beş ülkeyi seçti. Gazete, “en çekici" beş ülkeyi Bulgaristan, Cape Verde, Estonya, Türkiye ve Brezilya olarak sıraladı. The Observer Türkiye için şunları yazdı:
“Uzmanlar, Türkiye’nin AB üyeliği adaylığı sayesinde bir emlak patlamasını öngörüyorlar. Akdeniz bölgesinde Dalaman civarında, Dalaman havaalanının genişletilmesi, üç marinanın inşaatı ve bölgenin ilk golf alanı dahil olmak üzere, planlanan altyapı projeler bu bölgeyi alıcılar için çok çekici hale getirdi. Dikkatle izlenmesi gereken diğer bölgeler ise İstanbul ve Antalya."
The St.-Tropez of Turkey
The New York Times'in gözüyle bodrum

LADIES and gentlemen, welcome back to St.-Tropez!” Cued up by a D.J. on an elevated white dais, a sound clip exploded through the warm July night, sending up cheers from the open-air dance floor of the all-white oceanfront nightclub.
As the stars glimmered overheard and illuminated white yachts drifted in the distance, waiters in white shirts bearing the words “Saint-Tropez” threaded among the Philippe Starck chairs and dancing V.I.P.’s, extending cocktails into outstretched arms adorned with designer watches and impeccable tans. Working the other side of the room, a roving photographer popped off a succession of flashbulb bursts as he captured mugging corporate tycoons and fashion models.
Viewed from the translucent orange stools at the long bar, it seemed as if another classic St.-Tropez session of all-night partying and celebrity glad-handing was kicking off with characteristic zeal and excess. There was just one hitch: the real St.-Tropez was well over 1,000 miles away. This was the tiny Turkish village of Turkbuku on the north side of the Bodrum Peninsula.
For the upper-crust Turkish crowd at the club, Bianca, the difference was merely academic. Sitting inside an on-site jewelry boutique doubling as an office, the club’s owner, Emre Ergani, stroked his handlebar moustache and boldly declared that the Champagne-drenched, celebrity-draped French Riviera hotspot was a kindred spirit of Turkbuku, a fishing town whose traditional draws have included red mullet and sea bream.
“St.-Tropez is a place for people of A-plus quality, and so is Turkbuku,” he said, explaining that the town had lately rocketed from picturesque beachfront backwater to second-home haven and party playground for Turkish celebrities. As a glass case holding $7,000 Champagne flutes sparkled behind him, he added that international stars were now getting wind of Turkbuku, too.

“People I know from St.-Tropez are buying houses here,” Mr. Ergani said. “Turkbuku is taking over St.-Tropez.”
On the face of it, this seems an outrageous claim for this hamlet hidden on the Aegean, the body of water that Homer called “the wine-dark sea.” Even the most desperate addicts of checkout-aisle literature and live red-carpet reports probably wouldn’t recognize the name, which sounds halfway to Timbuktu and might reasonably conjure images of a Turkish answer to Mötley Crüe.
Unlike the storied Côte d’Azur resort, Turkbuku’s unusual name isn’t a fixture of Page Six and has yet to roll from the tongues of the bikini-clad hosts of “Wild On.” Matisse never painted there, Pink Floyd hasn’t named a song for it, Sean Combs hasn’t rapped about it, and Pamela Anderson and Kid Rock chose the real St.-Tropez for their wedding last month. You won’t find the getaways of Brigitte Bardot or Joan Collins hidden in the olive and lemon groves around the bay’s green-brown hills. There is no Turkbuku brand of tanning lotion or alcoholic drink.
In other words, by many barometers of jet-set status, Turkbuku (sometimes called Golturkbuku) is still a good distance down the scale from St.-Tropez. But that distance could be closing fast.
Ask Mr. Ergani to enumerate the boldface names that have visited Bianca in recent years and he produces a list that sounds much more redolent of the south of France than the southern Aegean: Ivana Trump. Paris Hilton. Michael Douglas. Prince Charles. The Japanese fashion mogul Kenzo Takada, he will tell you, “practically lives here.”
Nor are these the only luminaries to drop into Turkbuku’s increasingly glittery environs, which nestle a showy spread of music-blasting beach clubs, boutique hotels and moored megayachts. In the never-ending search for new sun-soaked havens beyond the well-trammeled Mediterranean shores, a host of global stars of the boardroom and box office have begun to stake out this nook of the Turkish coast. Some, like the billionaire Jeffrey Steiner, the chief executive of the Fairchild Corporation and a fixture of the St.-Tropez social scene, have bought palatial spreads in the hills. Others, like Tom Hanks, have cruised in during sailing trips.
“It feels like a nightclub on the ocean,” said André Balazs, owner of the Chateau Marmont hotel in Los Angeles and other luxury properties. Mr. Balazs, who is also a longtime regular in St.-Tropez, discovered Turkbuku last summer on vacation with Uma Thurman. He called the town “very popular, very busy, very social.”
In a sense, this attractively rugged region of the Turkish coast — the peninsula is a landscape of hills, mesas, craggy coves and windswept beaches — has been producing or seducing celebrities since antiquity.

LADIES and gentlemen, welcome back to St.-Tropez!” Cued up by a D.J. on an elevated white dais, a sound clip exploded through the warm July night, sending up cheers from the open-air dance floor of the all-white oceanfront nightclub.
As the stars glimmered overheard and illuminated white yachts drifted in the distance, waiters in white shirts bearing the words “Saint-Tropez” threaded among the Philippe Starck chairs and dancing V.I.P.’s, extending cocktails into outstretched arms adorned with designer watches and impeccable tans. Working the other side of the room, a roving photographer popped off a succession of flashbulb bursts as he captured mugging corporate tycoons and fashion models.
Viewed from the translucent orange stools at the long bar, it seemed as if another classic St.-Tropez session of all-night partying and celebrity glad-handing was kicking off with characteristic zeal and excess. There was just one hitch: the real St.-Tropez was well over 1,000 miles away. This was the tiny Turkish village of Turkbuku on the north side of the Bodrum Peninsula.
For the upper-crust Turkish crowd at the club, Bianca, the difference was merely academic. Sitting inside an on-site jewelry boutique doubling as an office, the club’s owner, Emre Ergani, stroked his handlebar moustache and boldly declared that the Champagne-drenched, celebrity-draped French Riviera hotspot was a kindred spirit of Turkbuku, a fishing town whose traditional draws have included red mullet and sea bream.
“St.-Tropez is a place for people of A-plus quality, and so is Turkbuku,” he said, explaining that the town had lately rocketed from picturesque beachfront backwater to second-home haven and party playground for Turkish celebrities. As a glass case holding $7,000 Champagne flutes sparkled behind him, he added that international stars were now getting wind of Turkbuku, too.

“People I know from St.-Tropez are buying houses here,” Mr. Ergani said. “Turkbuku is taking over St.-Tropez.”
On the face of it, this seems an outrageous claim for this hamlet hidden on the Aegean, the body of water that Homer called “the wine-dark sea.” Even the most desperate addicts of checkout-aisle literature and live red-carpet reports probably wouldn’t recognize the name, which sounds halfway to Timbuktu and might reasonably conjure images of a Turkish answer to Mötley Crüe.
Unlike the storied Côte d’Azur resort, Turkbuku’s unusual name isn’t a fixture of Page Six and has yet to roll from the tongues of the bikini-clad hosts of “Wild On.” Matisse never painted there, Pink Floyd hasn’t named a song for it, Sean Combs hasn’t rapped about it, and Pamela Anderson and Kid Rock chose the real St.-Tropez for their wedding last month. You won’t find the getaways of Brigitte Bardot or Joan Collins hidden in the olive and lemon groves around the bay’s green-brown hills. There is no Turkbuku brand of tanning lotion or alcoholic drink.
In other words, by many barometers of jet-set status, Turkbuku (sometimes called Golturkbuku) is still a good distance down the scale from St.-Tropez. But that distance could be closing fast.
Ask Mr. Ergani to enumerate the boldface names that have visited Bianca in recent years and he produces a list that sounds much more redolent of the south of France than the southern Aegean: Ivana Trump. Paris Hilton. Michael Douglas. Prince Charles. The Japanese fashion mogul Kenzo Takada, he will tell you, “practically lives here.”
Nor are these the only luminaries to drop into Turkbuku’s increasingly glittery environs, which nestle a showy spread of music-blasting beach clubs, boutique hotels and moored megayachts. In the never-ending search for new sun-soaked havens beyond the well-trammeled Mediterranean shores, a host of global stars of the boardroom and box office have begun to stake out this nook of the Turkish coast. Some, like the billionaire Jeffrey Steiner, the chief executive of the Fairchild Corporation and a fixture of the St.-Tropez social scene, have bought palatial spreads in the hills. Others, like Tom Hanks, have cruised in during sailing trips.
“It feels like a nightclub on the ocean,” said André Balazs, owner of the Chateau Marmont hotel in Los Angeles and other luxury properties. Mr. Balazs, who is also a longtime regular in St.-Tropez, discovered Turkbuku last summer on vacation with Uma Thurman. He called the town “very popular, very busy, very social.”
In a sense, this attractively rugged region of the Turkish coast — the peninsula is a landscape of hills, mesas, craggy coves and windswept beaches — has been producing or seducing celebrities since antiquity.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)